Restoranda

Yanlış yemeği getirdiler

Bu senin siparişin değil — kibarca söylemek.

They Brought the Wrong Dish · 8 tur · 4 cümleyi sen söylüyorsun

  1. Karşıdaki kişi

    Here you go, one grilled salmon.

    Buyurun, bir ızgara somon.

  2. Sen

    Sorry, I think I ordered the chicken.

    Üzgünüm, sanırım tavuk söylemiştim.

  3. Karşıdaki kişi

    Oh, my apologies. Let me check the order.

    Ah, özür dilerim. Siparişi kontrol edeyim.

  4. Sen

    No problem. The chicken with salad, please.

    Sorun değil. Salatalı tavuk lütfen.

  5. Karşıdaki kişi

    You're right, that was my mistake. I'll fix it now.

    Haklısınız, benim hatamdı. Hemen düzeltirim.

  6. Sen

    Could you take the salmon back, please?

    Somonu geri alabilir misiniz lütfen?

  7. Karşıdaki kişi

    Of course. The chicken will be out shortly.

    Tabii. Tavuk birazdan geliyor.

  8. Sen

    Thanks for sorting it out so quickly.

    Bu kadar hızlı hallettiğiniz için teşekkürler.

Bu diyalogdaki kelimeler

  • grilledızgara
  • salmonsomon
  • sorryüzgünüm
  • thinkdüşünmek; sanmak
  • orderedsipariş edildi
  • chickentavuk
  • apologiesözür
  • checkkontrol etmek; hesap
  • ordersipariş
  • problemsorun
  • saladsalata
  • you're-sin
  • rightdoğru; sağ; tam (right here); hemen (right away)
  • mistakehata
  • i'llyapacağım
  • takealmak; sürmek
  • backgeri; arka
  • courseyemek; tabii ki (of course)
  • shortlykısa süre içinde
  • sortinghalletmek
  • quicklyhızlıca

Bu durumdan daha fazlası