Yanlış yemeği getirdiler
Bu senin siparişin değil — kibarca söylemek.
- Karşıdaki kişi
Here you go, one grilled salmon.
Buyurun, bir ızgara somon.
- Sen
Sorry, I think I ordered the chicken.
Üzgünüm, sanırım tavuk söylemiştim.
- Karşıdaki kişi
Oh, my apologies. Let me check the order.
Ah, özür dilerim. Siparişi kontrol edeyim.
- Sen
No problem. The chicken with salad, please.
Sorun değil. Salatalı tavuk lütfen.
- Karşıdaki kişi
You're right, that was my mistake. I'll fix it now.
Haklısınız, benim hatamdı. Hemen düzeltirim.
- Sen
Could you take the salmon back, please?
Somonu geri alabilir misiniz lütfen?
- Karşıdaki kişi
Of course. The chicken will be out shortly.
Tabii. Tavuk birazdan geliyor.
- Sen
Thanks for sorting it out so quickly.
Bu kadar hızlı hallettiğiniz için teşekkürler.
Bu diyalogdaki kelimeler
- grilledızgara
- salmonsomon
- sorryüzgünüm
- thinkdüşünmek; sanmak
- orderedsipariş edildi
- chickentavuk
- apologiesözür
- checkkontrol etmek; hesap
- ordersipariş
- problemsorun
- saladsalata
- you're-sin
- rightdoğru; sağ; tam (right here); hemen (right away)
- mistakehata
- i'llyapacağım
- takealmak; sürmek
- backgeri; arka
- courseyemek; tabii ki (of course)
- shortlykısa süre içinde
- sortinghalletmek
- quicklyhızlıca
Bu durumdan daha fazlası
- Yemek sipariş etmekOrdering a Meal8 tur
- Masa ayırtmakBooking a Table8 tur
- Rezervasyonsuz girmekWalking In Without a Booking8 tur
- Ne iyi diye sormakAsking What's Good8 tur
- Alerji ve beslenmeAllergies and Dietary Needs8 tur
- Nasıl yapıldığını değiştirmekChanging How It's Made8 tur
- İçecek sipariş etmekOrdering Drinks8 tur
- Yemek çok gecikiyorThe Food Is Taking Too Long8 tur
- Siparişe eklemekAdding to the Order8 tur
- Hesabı bölüşmekSplitting the Bill8 tur
- Hesabı istemekGetting the Bill8 tur
- Eve götürmekTaking It Home8 tur
- Masa değiştirmek istemekAsking to Move Tables8 tur
- Yemekte bir sorun varSomething Is Wrong With the Food8 tur