Birlikte yaşamaya başlamak
Bir evi paylaşmaya karar vermek.
- Karşıdaki kişi
My lease ends in two months.
Kira sözleşmem iki ay sonra bitiyor.
- Sen
Are you thinking what I am thinking?
Sen de benim düşündüğümü mü düşünüyorsun?
- Karşıdaki kişi
Maybe. Should we live together?
Belki. Birlikte yaşamalı mıyız?
- Sen
I think we are ready for that.
Sanırım buna hazırız.
- Karşıdaki kişi
How would we split the costs?
Masrafları nasıl bölüşürüz?
- Sen
Evenly, unless one earns much more.
Eşit olarak, biri çok daha fazla kazanmıyorsa.
- Karşıdaki kişi
That seems fair to me.
Bana adil geliyor.
- Sen
Then let us start looking.
O zaman aramaya başlayalım.
Bu diyalogdaki kelimeler
- leasekira sözleşmesi
- endsuçlar
- monthsaylar
- thinkingdüşünmek
- maybebelki
- liveoturmak; canlı
- togetherbirlikte
- thinkdüşünmek; sanmak
- readyhazır
- splitbölmek
- costsmaliyetler
- evenlyeşit biçimde
- unless-medikçe
- earnskazanıyor
- muchçok
- moredaha fazla
- seemsgörünüyor
- fairadil
- startbaşlangıç
- lookingaramak; bakmak
Bu durumdan daha fazlası
- Bu ilişki nereye gidiyorWhere Is This Going8 tur
- Nasıl hissettiğini söylemekSaying How You Feel8 tur
- Tartışmadan sonraAfter an Argument8 tur
- Aileyle tanışmakMeeting the Family8 tur
- Uzak mesafeLong Distance8 tur
- AyrılmakBreaking Up8 tur
- Gerçek bir özürA Real Apology8 tur