Check-in yapmak
Biniş kartı, bagaj verme, koltuk seçimi.
- Karşıdaki kişi
Good morning. May I see your passport?
Günaydın. Pasaportunuzu görebilir miyim?
- Sen
Here it is. I'm flying to Sydney.
Buyurun. Sidney'e uçuyorum.
- Karşıdaki kişi
Thank you. Are you checking any bags today?
Teşekkürler. Bugün bagaj veriyor musunuz?
- Sen
Just one suitcase, and this bag stays with me.
Sadece bir valiz, bu çanta yanımda kalıyor.
- Karşıdaki kişi
That's fine. Window or aisle seat?
Sorun değil. Pencere mi koridor mu?
- Sen
An aisle seat near the front, if possible.
Mümkünse öne yakın koridor koltuğu.
- Karşıdaki kişi
Row eight. Boarding starts at eleven twenty.
Sekizinci sıra. Biniş on bir yirmide başlıyor.
- Sen
Thank you. Which gate should I go to?
Teşekkürler. Hangi kapıya gitmeliyim?
Bu diyalogdaki kelimeler
- goodiyi
- morningsabah
- passportpasaport
- flyinguçuyor
- sydneySidney
- checkinggiriş yapmak; kontrol etmek
- bagsçantalar
- todaybugün
- suitcasevaliz
- stayskalıyor
- that'so
- fineiyi; tamam; para cezası
- windowpencere
- aislekoridor
- seatkoltuk
- nearyakın
- frontön
- possiblemümkün
- eightsekiz
- boardingbiniş
- startsbaşlıyor
- elevenon bir
- twentyyirmi
- gatekapı
Bu durumdan daha fazlası
- Bagaj fazla geldiThe Bag Is Overweight8 tur
- Güvenlikten geçmekGoing Through Security8 tur
- Kapıyı bulmakFinding the Gate8 tur
- Rötarlı uçuşA Delayed Flight8 tur
- Bagajım gelmediMy Bag Didn't Arrive8 tur
- Koltuk değiştirmekChanging Seats8 tur
- Pasaport kontrolündeAt Passport Control8 tur
- Uçağa binmekBoarding the Plane8 tur
- UçaktaOn the Plane8 tur
- Bağlantı çok sıkışıkMaking a Tight Connection8 tur
- Wi-Fi ve şarjWi-Fi and Charging8 tur
- Duty free'deAt Duty Free8 tur
- Check-in makinesini kullanmakUsing the Self Check-In Machine8 tur
- Gelişte birini karşılamakMeeting Someone at Arrivals8 tur