Stokta yok
Başka mağazaları sormak ya da sipariş ettirmek.
- Karşıdaki kişi
I'm sorry, we're out of that size.
Üzgünüm, o beden bitti.
- Sen
Do any of your other shops have it?
Diğer mağazalarınızdan birinde var mı?
- Karşıdaki kişi
Let me check the system for you.
Sizin için sisteme bakayım.
- Sen
Could you order it in for me instead?
Bunun yerine benim için sipariş edebilir misiniz?
- Karşıdaki kişi
Yes, it would arrive in about four days.
Evet, yaklaşık dört günde varır.
- Sen
Would you call me when it comes in?
Geldiğinde beni arar mısınız?
- Karşıdaki kişi
Of course. Let me take your number.
Tabii. Numaranızı alayım.
- Sen
Thank you. That's very helpful.
Teşekkürler. Çok faydalı.
Bu diyalogdaki kelimeler
- sorryüzgünüm
- we're-iz
- sizebeden
- otherdiğer
- shopsmağazalar
- checkkontrol etmek; hesap
- systemsistem
- ordersipariş
- insteadbunun yerine
- arrivevarmak
- fourdört
- daysgünler
- callçağırmak; aramak
- comes.com
- courseyemek; tabii ki (of course)
- takealmak; sürmek
- numbersayı; numara
- that'so
- helpfulfaydalı
Bu durumdan daha fazlası
- Ürün iade etmekReturning an Item8 tur
- Başka bedenle değiştirmekExchanging for a Different Size8 tur
- FişsizWithout a Receipt8 tur
- Arızalı ürünA Faulty Item8 tur
- Hediye iade etmekReturning a Gift8 tur
- Online siparişi iade etmekReturning an Online Order8 tur
- İade süresi geçtiPast the Return Window8 tur
- Fiyat düştüThe Price Dropped8 tur
- Garantiyi kullanmakUsing the Warranty8 tur
- Bir şey denemekTrying Something On8 tur
- Hasarlı geldiIt Arrived Damaged8 tur
- Nakit para üstü istemekAsking for Cash Back8 tur
- İade koşullarını sormakAsking About the Policy8 tur
- Fişi e-postayla almakGetting a Receipt by Email8 tur