# İngilizce kahve siparişi: siparişten ödemeye dört cümle

_Unscript ekibi · 25 Eylül 2026_

Yurt dışında bir kafede size ne istediğinizi, yanında yiyecek bir şey alıp almayacağınızı, burada mı içeceğinizi yoksa paket mi olacağını ve nasıl ödeyeceğinizi sorarlar. Her soruya bir cümle yeter; dört cümleyle siparişten ödemeye kadar gidersiniz.

### Konuşmanın tamamı

Sabah, işe giderken bir kafeye giriyorsunuz:

> **Barista:** Hi there, welcome in! What can I get started for you today?
> **Siz:** Hi! Could I get a medium iced latte with oat milk, please?
> **Barista:** Got it. Anything to eat with that? The blueberry muffins just came out.
> **Siz:** Oh, perfect. I'll take one blueberry muffin as well.
> **Barista:** Great. Is that for here or to go?
> **Siz:** To go, please. I'm heading to work.
> **Barista:** No problem. That'll be nine twenty. Cash or card?
> **Siz:** Card, please. Can I tap my phone?

Türkçesi: Merhaba, hoş geldiniz! Bugün size ne hazırlayayım? – Merhaba! Yulaf sütlü orta boy buzlu latte alabilir miyim lütfen? – Anladım. Yanında yiyecek bir şey? Yaban mersinli kekler yeni çıktı. – Ah, harika. Bir de yaban mersinli kek alayım. – Harika. Burada mı yoksa paket mi? – Paket lütfen. İşe gidiyorum. – Sorun değil. Dokuz yirmi eder. Nakit mi kart mı? – Kart lütfen. Telefonumu okutabilir miyim?

### En işe yarayan dört cümle

**1. Hi! Could I get a medium iced latte with oat milk, please?**

Sipariş en rahat bu sırayla verilir: **boy → sıcak ya da soğuk → içecek → eklemeler**. medium (orta boy), iced (buzlu), latte, with oat milk (yulaf sütüyle).

**Can I get… / Could I get…** Amerikan kafelerinde en sık duyacağınız iki sipariş başlangıcıdır. Could biraz daha kibardır; ikisi de katı durmaz.

Bir şeyi söylemeyi unutursanız barista sorar: What size? (Hangi boy?) Hot or iced? (Sıcak mı buzlu mu?) What kind of milk? (Ne sütü?) Eksik kelimeyi söylemeniz yeterli, örneğin: Oat, please.

**2. Oh, perfect. I'll take one blueberry muffin as well.**

Barista bir şey önerdiğinde **I'll take…** "o zaman … alayım" demektir. as well "de, da; ayrıca" anlamına gelir.

İstemiyorsanız: No, thanks. That's all. Ya da daha rahat bir şekilde: I'm good, thanks.

**3. To go, please. I'm heading to work.**

**for here or to go**, burada mı kalacağınızı yoksa götürecek misiniz diye sormanın Amerikan usulüdür. Paket: To go. Burada: For here.

İngiltere'de daha çok **eat in or take away** duyarsınız. Soru aynı; paket için Take away, please dersiniz.

İkinci yarı, I'm heading to work, şart değil; ama böyle birkaç kelime eklemek konuşmayı çok daha doğal kılar.

**4. Card, please. Can I tap my phone?**

**tap**, ödemek için telefonu ya da kartı okuyucuya dokundurmak demektir. Şöyle de sorabilirsiniz: Can I pay with my phone?

Fiyatlar çoğu zaman iki parça halinde söylenir: **nine twenty** 9.20 demektir. That'll be…'dan sonra gelen, toplam tutardır.

Sipariş verirken (genellikle ödemeden önce) Amerika'daki birçok kafede barista şunu sorar: Can I get a name for that? (Bir isim alabilir miyim?) İsmi bardağa yazarlar, o yüzden söylemesi kolay bir isim verin. Öderken şunu da sorabilirler: Would you like a receipt? (Fiş ister misiniz?) İstemiyorsanız: No, thanks.

### Şimdi kendiniz söyleyin

İşte sizin dört cümleniz; her turda ipucu biraz daha azalıyor. **Her turu sesli söyleyin**, sadece içinizden değil.

**Birinci tur, okuyarak:**

Hi! Could I get a medium iced latte with oat milk, please? / Oh, perfect. I'll take one blueberry muffin as well. / To go, please. I'm heading to work. / Card, please. Can I tap my phone?

**İkinci tur, birkaç anahtar kelime eksik:**

Hi! Could I get a ______ iced _____ with oat ____, please? / Oh, perfect. I'll take one _________ ______ as well. / To go, please. I'm _______ to ____. / Card, please. Can I ___ my _____?

**Üçüncü tur, sadece baş harfler:**

Hi! C____ I g__ a m_____ i___ l____ w___ o__ m___, p_____? / Oh, p______. I'll t___ o__ b________ m_____ as w___. / To g_, p_____. I'm h______ to w___. / C___, p_____. C__ I t__ my p____?

**Dördüncü tur, sadece Türkçesine bakarak:**

Merhaba! Yulaf sütlü orta boy buzlu latte alabilir miyim lütfen? / Ah, harika. Bir de yaban mersinli kek alayım. / Paket lütfen. İşe gidiyorum. / Kart lütfen. Telefonumu okutabilir miyim?

Dördüncü turu söyleyebiliyorsanız, bir dahaki sefere tezgâhın önünde kafanızda prova yapmanız gerekmez.

### Pratiğe devam

Bu konuşma Unscript’te ücretsiz: baristanın cümleleri standart telaffuzla sesli okunur, söylediğiniz her cümle kelime kelime karşılaştırılır ve metin dört aşamada adım adım silinir, yukarıdaki alıştırmaya benzer şekilde: ["Kahve sipariş etmek" konuşmasını açın](/tr/scenes/cafe-order/).

Aynı durumda baristadan öneri istemek (ücretsiz) ve içeceğinizi kendinize göre ayarlamak (Pro) gibi konuşmalar da var. Cümleler farklı, çalışma şekli aynı.

---

İlk olarak şurada yayımlandı: https://hintlib.com/tr/blog/ordering-coffee-in-english/
Unscript · iPhone için İngilizce konuşma pratiği: https://apps.apple.com/app/id6803985536?pt=128621841&ct=bmd-ordering-coffee-in-english-tr&mt=8
